Nikahta 'müftü' tartışmasına nokta koydu

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde büyük tartışmalara neden olan müftülerin nikâh kıymasıyla ilgili düzenlene için, "İsteseniz de istemeseniz de Meclis'ten geçecek" diye konuştu. Erdoğan, şu an nikah kıyanların da, müftülerin de devlet memuru olduğunu söyledi.

ANKARA - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, çok tartışılan müftülerin nikâh kıymasıyla ilgili düzenleme hakkında konuştu; "İsteseniz de istemeseniz de Meclis'ten geçecek" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle ana muhalefet partisinin bu noktadaki eleştirilerine dikkatleri çekerek, "Bunlar milleti tanımadıkları gibi kanun, nizam, hukuk da bilmiyorlar" diye konuştu. Bu noktada, hâlen nikâh kıyma yetkisinin, bir kamu görevlisi olan belediye başkanı veya onun yetki verdiği nikâh memurunda olduğunu hatırlatarak; müftülerin de aynı şekilde devlet memuru olduğunu söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunlar da nikâh üzerinden içlerindeki husumeti, kin ve nefreti ortaya döküyorlar. Zira buradaki rahatsızlığın tek sebebi, nikâhı kıyacak kişinin din görevlisi olmasıdır. Asıl niyetlerini ifade edemedikleri için de, bu değişiklikle 'çocuklara dahi nikâh kıyılacağı, yasa dışı evliliklerin önünün açılacağı' gibi akıllara ziyan, tamamı hezeyan eseri iftiraları dile getirmekten çekinmiyorlar. Tam aksine bu, bütün bu hezeyanları ortadan kaldıracak bir formüldür. Nikâhı müftü değil de, mesela yine söylüyorum, tapu müdürü, mal müdürü, orman şefi, veteriner, hastane müdürü veya başka herhangi bir kamu görevlisi kıyacak olsa, inanın bana bunların hiçbir itirazı olmazdı, hiçbir itirazı olmaz."

"BATIDA DEĞİL, BİZDE NİYE AYKIRI OLSUN" 

"Bunlar milleti tanımadıkları gibi kanun, nizam, hukuk da bilmiyorlar. Allah aşkına şu anda nikahları kim kıyıyor? Bir kamu görevlisi olan belediye başkanı veya onun yetki verdiği nikah memuru, hatta ta köylerdeki muhtarlara kadar bu nikahları kıyabiliyorlar mı? Hatta bunların içerisinde tahsili mahsili olmayanlar da var. Bunlar da nikah kıyıyor. Peki, müftü kim? Arkadaşlar, o da bir devlet memuru ve bunların da kahir ekseriyeti bugün üniversite mezunu, ilahiyat mezunu. Düşünebiliyor musunuz? Bizim kendi değerlerimizde inancımızın mensubu olarak bizim vatandaşlarımızın kahir ekseriyeti, resmi nikah kıyıldığı zaman onunla yetinmiyor. Bir de ne yapıyor, kayıt dışı gidiyor hoca efendiye bir nikah da orada kıydırıyor. Önünde veya arkasında. Bu böyle midir? Böyledir, ama Kılıçdaroğlu ne yaptı onu bilemem. Şimdi bir defa bu gerçekleri bir göz önüne almak lazım. Laikliğe aykırı diyor. Batı laik, batıda kilise bu işi yapıyor mu? Yapıyor. Onları da örnek olarak gösterirken bunu da kendime zul adlediyorum, onu da söyleyeyim. Orada olunca laikliğe aykırı olmuyor da, bizde niye laikliğe aykırı olsun?" 

"KİŞİ DEĞİL DEVLET LAİK OLUR"
"BU MECLİS'TEN GEÇECEK"

"Kaldı ki, laiklik denilen bu kavramı bile bunlar bilmiyor. Hiçbir zaman kişiler laik olmaz. Devlet laiktir, ama bunlar bunu da bilmiyor ve AK Parti olarak biz laiklik kavramını nasıl tanımladık? Nasıl bunu biz programımıza aldık? Laiklik, devletin tüm inançlara eşit mesafede olmasıdır. Bu ateist de olabilir, hristiyan, müslüman hepsine. Dolayısıyla bu ülkenin eğer yüzde 99'u müslümansa, müslümanların inancının gereği olarak da, bu adımı atmak gerekiyor. Ben bunun detaylarına girmem. Eğer ben nikahın bizim değerlerimizde, dinimizde nasıl olduğunu, olacağını anlatmaya kalksam onlar zaten hiç anlamaz da. Onlara girmeyeceğim. Şimdi çıkıyorlar, bakıyorsunuz tencere tava yine aynı hava, meydanlara çıkıp bu tür şey, nikah istemiyorlarmış. Tövbe tövbe, isteseniz de istemeseniz de, bu Meclis'ten geçecek. Biz kayıt dışı nikah değil, kayıt altı nikah ve bu bir defa asıl kayıtdışılıkları bu kaldıracak. Ne diyorlar utanmadan sıkılmadan. Çocuk yaşta, ne alakası var. Bu işte onu tamamıyla ortadan kaydırmaya yönelik bir adımdır. Çok daha enterasanını söyleyeceğim. Senin memurlarının lafanı, o Anadolu'daki kız, genç dinlemez ama bir hoca efendinin lafını bu noktada o Anadolu'daki kız da, erkek de dinler. Buradaki ben inanıyorum bu iş çok daha ideal bir şekle dönüşecek. Hem çok daha seri, hem çok daha kavi bir şekilde inşallah bu nikahların gerçekleşmesinin önü açılacaktır." 

"İÇLERİNDEKİ KİNİ NEFRETİ ORTAYA DÖKÜYORLAR"

"Kıyılan nikahlarla ilgili belgeler nereye gönderiliyor? İşlemi kim yaparsa yapsın, Nüfus Müdürlüğü'ne. Öyle mi? Nikahı bir kamu görevlisi olan belediye başkanıyla, yine bir kamu görevlisi olan müftünün kıyması arasında milletimizinh değerleriyle daha çok örtüşüyor olması dışında ne fark var? Batı ülkelerinde din adamlarının nikah kıymasından rahatsız olan kimse duydunuz mu? Yok. Batıda laikliği zedelemeyen, niçin Türkiye'de zedelesin? Dert başka. Dert bağcı, üzümü yemek değil. Eyvallah. Yani burada illa filanca caminin imamına git veya filanca müftüye git diye birşey yok. İstersen bekle, belediye ne zaman tarih verirse o zaman kıydırırsın. Bunlardan nikah üzerinden içlerindeki husumeti, kin ve nefreti ortaya döküyorlar. Zira buradaki rahatsızlığın tek sebebi, nikahı kıyacak kişinin din görevlisi olmasıdır. Asıl niyetlerini ifade edemedikleri için de, bu değişiklikle çocuklara dahi nikah kıyılacağı, yasa dışı evliliklerin önünün açılacağı gibi akıllara ziyan, tamamı hezeyan eseri iftiraları dile getirmekten çekinmiyorlar. Nikahı müftü değil de, mesele yine söylüyorum. Tapu müdürü, mal müdürü, orman şefi, veteriner, hastane müdürü veya başka herhangi bir kamu görevlisi kıyacak olsa inanın bana bunların hiçbir itirazı olmazdı. Hiçbir itirazı olmaz."
Güncelleme Tarihi: 16 Ekim 2017, 20:19

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER